Ucuz telefon Articles


Teyikonik asit

Posted in Uncategorized by admin on the January 5th, 2009

Gram- bakteriler hücre duvarlarında tek tabaka halinde murein içerirler, fakat gram+ bakterilerde murein tabakası çoklu olarak yer alır. Gram+ bakterilerdeki peptidoglikan tabakası Teikonik asit olarak isimlendirilen moleküller bulundururlar. Teikonik asitler fosfat, şeker ve bazı amino asitler içeren poligliserol veya poliribitol moleküllerine sahiptir. Teikonik asit polimerleri bazı durumlarda plazma membranına tutunmuş durumdadır, ve bu formları lipoteikonik asit olarak isimlendirilir. Teikonik asit moleküllerinin fonksiyonları tam olarak bilinmemektedir. Bununla birlikte Gram+bakterilerin doğada yaşayabilmeleri için gerekli olan moleküllerdir.
Bu konudaki diğer bir fikir ise bakterilein hücre duvarlarında bir kanal oluşturduklarıdır. Bu konuda kabul edilen diğer bir teori ise muramik asit subinitlerinin plazma mebranı dış kısmında düzenlenmesinde fonksiyon gösterdikleridir. Teikonik asitler Streptokok bakterilerinde bakterinin doku yüzeylerine yapışmasında fonksiyon gösterirler.

Comments Off

Golgi aygıtı

Posted in Uncategorized by admin on the January 5th, 2009

Golgi aygıtı, bir hücre organelidir. Çekirdeğe uzak sentriyolün civarında bulunan kanalcık ve kesecik sistemidir.

Granürlü endoplazmik retikuluma benzer, yani üzerinde ribozom bulunur. Golgi aygıtı, salgı yapan hücrelerde ve sinir hücrelerinde iyi gelişmiştir. Alyuvar ve bakteri gibi hücrelerde bulunur. Golgi aygıtı lizozomların oluşmasında etkili deildir.

Golgi aygıtı, lipoprotein, glikoprotein, mukus ve bitkilerde selüloz gibi maddelerin üretilip, salgılanmasını sağlar. Hücre zarı yapımında zar fabrikası gibi çalışır. Gerektiği zaman yağları depolar. Uzun zaman pek önemli bir organel olmadığı gerekçesiyle dikkate alınmayan golgi aygıtı; son zamanlarda hücre zarının özgüllüğünü saptamada önemli görev alması nedeniyle dikkatleri üzerine çekmiştir.

Golgi aygıtının bozulması, salgıların azalmasına neden olur. Örneğin,tükürük bezinden salgılanan tükürüğün azalmasında golgi aygıtı etkilidir. Tükürüğün azalması ağzın kurumasına neden olur.

Comments Off

Endositoz

Posted in Uncategorized by admin on the January 5th, 2009

Endositoz, hücre zarından difüzyonla veya aktif taşımayla geçemeyecek büyüklükteki moleküllerin hücre içine alınış yöntemidir. Madde hücreye alınırken aktif taşımada olduğu gibi enerji harcanır.
İki çeşit endositozdan bahsetmek mümkündür:

  1. Fagositoz: Katı moleküllerin alınması.Bu olay sırasında alıncak molekül hücre zarına temas ettiğinde ilk olarak yalancı ayaklarla (pseudopodia) etrafı sarılır.
  2. Pinositoz: Sıvı veya sıvıda çözülmüş moleküllerin alınması. Sıvı maddeler yalancı ayaklarla sarılamadığı için bu yöntemle hücre içine alınmaz. Bunun yerine hücre zarında minik cepler oluşturularak alınır. Hormonların hücre içine alınmasında da bu yöntem büyük ölçüde kullanılır.

Bitki hücrelerinde çeperin hareketi engellemesi sonucu endositoz yapılamaz.

Comments Off

Peptidoglikan

Posted in Uncategorized by admin on the January 5th, 2009

Peptidoglikan, uzun paralel polisakkarit zincirlerine kovalent çapraz bağlarla bağlanmış kısa peptit zincirlerinden meydana gelen büyük moleküller.
Bu makromoleküllerin en önemli özellikleri, sadece prokaryotik hücrelerde, yani hücre içerisinde çeperle çevrelenmiş organelleri bulunmayan organizmalarda bulunmasıdır. Bakteriler bu gruba dahildir. Bakterileri ayırdetmekte kullanılan gram testi bu makromolekülün kalınlığına bağlıdır. Teste pozitif yanıt veren bakterilerde kalın bir peptidoglikan çeper mevcuttur. Gram negatiflerdeyse, bu çeper ince bir peptidoglikan tabakası bulundurur.

Comments Off

Hemoglobinopati

Posted in Uncategorized by admin on the January 5th, 2009

Hemoglobinopati, hemoglobin molekülündeki globin zincirlerinden birinin yapısında anormalliğe yol açan bir genetik bozukluktur. Birçok hastalığı içinde barındırır, bunlara orak hücre anemisi ve talasemi (akdeniz anemisi) dahildir. Farklı hastalıklarda semptomlar da farklılık gösterir: orak hücre anemisinde eritrositler (alyuvarlar) anaerobik durumlarda farklı şekillere dönüşüp, dolaşım sorunlarına ve bazı organlarda hasara neden olurken, talasemide eritrositlerin (alyuvarların) üretiminde sorun vardır (etkisiz eritropoiez).

Bazı hemoglobinopatilerin (ve ilgili hastalıkların), sıtmanın yaygın olduğu yerlerde, özellikle heterozigot formda, bireylere evrimsel bir yarar sağladığı söylenebilir. Zira, sıtma paraziti eritrositlerin (alyuvarların) içinde yaşar ve hücrenin normal görevini yapmasına müdahale ederler. Sağlıksız eritrositlerde (örneğing orak hücre anemisindeki gibi) veya hızla kaybolmaya yatkın eritrositlerde, hastalık bulaşmış hücreler erkenden yok edilmiş olurlar.

Sıtma bağlantısına karşın, farklı ırklardan birçok insanda hemoglobinopatiler görülebilmektedir. Örneğin, talasemi özellikle Akdeniz ülkelerinde ortaya çıkar bu nedenle de akdeniz anemisi olarak da anılır.

Comments Off
Next Page »